6 Temmuz 2018 Cuma

İLKOKUL ÖĞRETMENİ OLMAK

İLKOKUL ÖĞRETMENİ OLMAK BENİM İÇİN 

.Memleketi kurtarmak ,

.İnsanlık için ve ülkem için durmadan hayal kurmak ,

.Her derse girdiğimde minik yüreklere dokunmak

.Başımı her yastığa koyduğumda "çocuklara bir yanlış davranışım oldu mu,bir şeyi eksik yaptım mı " diye vesveselenmek demek. 
İlk öğrencilerim ve minnak öğretmen Bahar Çebi-2000 yılı-Artvin-Murgul-Damar

.Herkesin" aman sen de , sınıfına gir çık,başına taç mı takıyorlar piroce miroce yapınca" dediği noktada,sağır olup sadece öğrencilerimin gözlerindeki ışıltıya odaklanmak,

. Mesleğimin her an öğretmek ve öğrenmek olduğunu bilmek

.Bu ülkenin tüm çocuklarına karşı kendini sorumlu hissetmek

.Çocuklara öğretrirken çocuklaşmak ve çocuklardan öğrenmek demek

.Herkesin "çocuk işte" diye nitelendirdiği bücürlere avukat,doktor,sporcu,ressam,mühedis gözüyle bakıp muamele etmek

.Sabrını her yıl daha da geliştirmek

.Herkesin bildiğini ve yapabileceğini sandığı ancak sadece gerçekten özel insanların yapabileceği çok zor ve kutsal br mesleği yapmak ve daha bir çok güzel duygu demektir.



Sınıf öğretmeni olmak Sıdıka Avar kadar gözü kara ve fedakar olmak demektir. ...
İnsan olmanın sırrına ermeye çalışmak ve  insan olmayı öğretmek demektir.
Sanılanın aksine herkes bu mesleği yapamaz,herkes bu mesleğe layık olamaz. Layık olmak için çabalamak demektir.

HAKKIMDA

Merhaba bloğuma hoşgeldiniz.
Blog oluşturmak her sosyal medya tutkununun hayalidir sanırım.
Tüm dünyaya " Ben burdayım ve insanlık için küçük kendim için büyük olan adımlarımı belki bir anneye,bir kadına bir öğretmene ilham olur diye paylaşmak istiyorum." demek gibi birşey.
Öyleyse aczimin tarifini yapayım size yani kendimi tanıtayım önce..
Ben Bahar Çebi.
Uzun zaman önce Rize'de doğdum.
Yeşil mavi bir rüyaya doğdum yani.

RİZEM VE BEN

Güzeller güzeli olduğu için sanırım Rizeme ait her olguyu aşkla severim. Çayı,horonu,kemençeyi,tulumu,keşanı,puşiyi,sevdaları,dalgaları,
uçurumları,aşılması zor engelleri,yağmur sonrası toprak kokusunu,sarıkızı ,aynalıyı,puarı,dereleri,asma köprüleri, ..........
Bu şehrin her yeri uçurumlarla doludur.Ama uçurumun kenarına kurar insanlar evlerini. Yani bu şehir bize korkuların üzerine gitmeyi öğretmiştir. Zorluklara bir mucitin kafasıyla bakmayı öğretmiştir . Hafif filozof vari duruşumuzun da derin düşüncelerimizin meydana getirdiği dalgınlığımızın saflığa yorulmasının sebebi de budur.
Kah çiçeklenir gezeriz,kah yağmur boran olur her yanımız.
Delilik ruhumuza iklimsel olarak işlemiştir,bizim bir suçumuz yoktur güzel kardeşlerim.
 Şehrimiz karakterimizdir bizim.


Nerden çıktı bu blog derseniz,yazın bile çalışmamızı ve mesleki olarak kendimizi geliştirmemizi sağlayan etwinning Türkiye sayesinde oldu. UDS ekibine Esen Sandıraz ve Adil tugyan Hocalarımıza sonsuz teşekkürler.Hep korktuğum bir alan olan Bloggerlık ta varmış serde. haydi Bismillah:))))


Etwinning projelerimiz çin başvuru sürecindeyiz ve ben başvurularla uğraşırken eğitime adapte olmakta biraz zorlandım. Şimdi de Bloğu bırakıp eğitime dönmekte zorlanıyorum.  Yahu ben yaptığım her işi biraz abartılı seviyorum sanırım. Ondandır başladığım işin  başından kalkıp gidememelerim:))))


OKUMAKLA BAŞLAYACAK HERŞEY


SLOGANIM;

OKUDUKÇA BÜYÜYELİM

OKUDUKÇA OKUMAK LAZIM




BU KİTAP OKUNMALI ADLI PROJEMİZDEN 



VELİ -ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ ELELE OKUMAK

İLKOKUL ÖĞRETMENİ OLMAK

İLKOKUL ÖĞRETMENİ OLMAK BENİM İÇİN  .Memleketi kurtarmak , .İnsanlık için ve ülkem için durmadan hayal kurmak , .Her derse girdiğimde...